Bugun...
SEYYİD VE ŞERİFLER


Ömer Faruk Hilmi
omerfarukhilmi@hotmail.com
 
 

Ehl-i Beyti Tanımak

Kişinin ehli, zevcesi (eşi, hanımı) demektir. Kitabü'l-Ayn: c. 4, s. 89,

Kişinin ehli, insanlar arasında kendisinin hususî adamlarıdır. Lisanü'l-Arap: c. 11, s. 28,

Ehl-i beyt, o evde oturan, orayı mesken edinen kişilerdir. Es-Sihâh c. 4, s. 1628, Cevherî

Ehl-i İslâm, İslam dinini, din edinen kişilerdir. Lisanü'l-Arap: c. 11, s. 28,

Kişinin ehli, kişinin ailesi ve iyâlidir. Es-Sihâh c. 4, s. 1628, Cevherî

Beyt, ev demektir.

Ehl-i beyt, hâne halkı demektir.

"ehli beyt" ev halkı, hanedan, demektir.

Ey ehl-i beyt! Ehli beyt'ten murad, nübüvvet evinin kendisini kuşattığı erkek ve kadınlardır.

Daha sonra  "Ehl-i beyt" kelimesi mutlak olarak Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ailesi ve hâne halkı hakkında kullanıldı.

"Ehl-i beyt"  denildiği zaman, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehli kasd edilir.

Yani "Ehl-i beyt"  kelimesiyle Haşim oğullarından Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin âl'i anlaşılır.

"Ehl-i beyt" kelimesi, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerine nisbet edildiği zaman, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin hane-i saadetlerinde yaşayanlar, hane halkı, eşleri, çocukları, torunları ve yakın akrabaları murad edilmiş olur.

Ezvâc-ı tâhirât yani Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin temiz hanımları ehl-i beyttir.

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin çocukları ehl-i beyttir. Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin torunları ve zürriyeti ehl-i beyttir.

 Âl Kelimesinin Manaları

"Ehli" veya Âl" kelimesinin manası, "Ehl-i beyt" kelimesinin manasından daha geniştir.

Zira "Âl" kelimesi, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin

1-Ehl-i beyti,

2-Aile efradı,

3-Hane halkı,

4-Yakınları,

5-Hısımları,

6-Dönürleri,

7-Damadları,

8-Kayınları,

9-Ashabı,

10-Tabiîn..

11-Zürriyeti,

12-Zürriyetinin kendisiyle evlendiği kişiler,

13-Ümmeti...

14-Kıyamete kadar yeryüzüne gelecek olan ve Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerine iman eden her Müslümanı içine alır.

Bütün ümmetine "ehl-i beîd" uzak ehli denilir.

Âl, kelimesi geniş manayı ifade ettiği için, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretleri, buyurdu:

"Takvâ sahibi ve temiz huylu her (mü'min) benim âl'imdir. "

Başka bir ifadeyle de buyuruldu:

-"Benim âl'im kıyamet gününe kadar (yeryüzüne gelen her) takvâlı (mü'mindir)" El-lübab fi Ulûmi'l-Kitab: c. 1, s. 255; Bahru'l-Ulûm: c. 1, s. 54;

Başka bir hadis-i şerifte de buyuruldu:

"Muhammed Mustafa (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Hazretlerinin Âl'i her takvâlı (mümin)dir. Zira müttekinlerden başkası onun velileri (ve âl'i) değildir. " Cemu'l-Cevâmi' hadis no: 33, İmam Suyûtî hazretleri,

 "Ehl-i beyt" kelimesi ise biraz daha dar bir manaya gelir, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin hane halkı (eşi, çocukları, torunları ve yakın akrabaları) demektir.

 Ehl-i Beyt Kimlerdir?

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehli hakkında âlimler ihtilaf ettiler.

1-Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehl-i beyti, zekât malını yemek kendilerine haram olan kişilerdir.

  İmam Azam Ebû Hanife, İmam Şafiî hazretleri, İmam Ahmed hazretleri ve Malikîlerin bazıları bu görüştedir.

2-Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehl-i beyti, hanımları ve zürriyetidir.

İbni Abdül-birr, İbni Arabî hazretleri ve  İmam Ahmed hazretlerinden gelen bir rivayet…

3-Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehl-i beyti, kıyâmete kadar yeryüzünde kendisine tabi olacak olan bütün mü'minlerdir.

Beyhakî, Süfyân-i Sevrî hazretleri ve bazı âlimlerin görüşü budur.

4-Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehli, ümmetinden takvâ sahibi olan herkestir. Kâdî Hüseyin hazretleri ve İmam Rağib hazretleri ve onlardan başka âlimlerin rivayetleridir…

Ehl-i beyt; husisiyetle, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin mübârek hanımları, evladı ve zürriyetidir. Yani seyyidler ve şeriflerdir.

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehl-i beytini sevmek vaciptir.

-"De ki:

-“Buna karşılık sizden, yakınlıkta sevgiden başka bir ecir istemem!” Ve her kim çalışır, bir güzellik kazanırsa ona onda daha ziyâde bir güzellik veriririz; çünkü Allah gafûr’dur şekûr’dur!" Eş-Şûrâ: 42/23,

Allâhü Teâlâ hazretleri, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlernin ehl-i beyti hakkında buyurdu:

-"Allah sâde şunu istiyor; Sizden kiri uzaklaştırsın da ey ehli beyt, sizi tertemiz/pâk etsin!" El-Ahzûb: 33/33,

Ehl-i beyt, Allâhü Teâlâ hazretlerinin bereketine nail oldular. Allâh'ü Teâlâ hazretlerinin rahmet ve bereketi ehl-i beyt üzerinedir.

-"Allah’ın rahmeti ve berekâtı var üzerinizde ey ehl-i beyt. Şüphe yok ki O bir hamîd’dir, mecîd’dir" Hûd: 11/73,

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretleri, buyurdu:

-“Ehl-i beytim… Size ehli beytim hakkında Allâhü Teâlâ hazretlerini hatırlatırım (Allâh için ehl-i beytime iyi davranın)!

Size ehli beytim hakkında Allâhü Teâlâ hazretlerini hatırlatırım (Allâh için ehl-i beytime iyi davranın)! Size ehli beytim hakkında Allâhü Teâlâ hazretlerini hatırlatırım (Allâh için ehl-i beytime iyi davranın)!” Sahih-i Müslim: 6378,

"Kim, Allâhü Teâlâ hazretlerini severse; Kur'ân-ı kerimi sever.

Kim, Kur'ân-ı kerimi severse; beni sever.

Kim, beni severse; benim ashâbımı ve akrabalarımı (yakınlarımı) sever... Sebîlü'l-Hüdâ ver-Reşâd fi Siyreti'l-Hayri'l-İbâd: c. 11, s. 4,

Sizin en hayırlınız, benden sonra benim ehl-i beytime en hayırlı olanınızdır." Kenzu'l-Ummâl: 34146;

"Benim ehl-i beytimin misâli, Nuh Aleyhisselâmın gemisi misâlidir. Kim, ona binerse kurtulur. Ve kim ona binmekten geri kalırsa; o kişi de boğulur. Kenzu'l-Ummâl: 34144;.

 -"Sırat köprüsü üzerinde ayağı en sabit (kadem) olanınız; benim ehl-i beytime ve ashâbıma en çok sevgi besleyeninizdir…" Kenzu'l-Ummâl: 34157;

 “Ben sizin aranızda (iki şey) bırakıyorum. Siz onları tuttuğunuz (onlara sımsıkı sarıldığınız) müddetçe benden sonra (yolunuzu) saptırmazsınız. O iki ağırlıktır. Onlardan biri diğerinden daha büyüktür.

1-Allâhü Teâlâ hazretlerinin kitabıdır. Gökten yer uzatılmış (yeryüzüne indirilmiş)tir.

2-Bir de evlâdım (ahfâdım ile) ehli beytimdir. Bunlar havzımın başına gelesiye kadar birbirinden ayrılmayacaklardır...” Müsned-i Ahmed: 10779,

İslâm uryan (soyuttur).

İslâmın elbibesi, hayatıdır.

İslâmın ziyneti (süsü) vefâ'dır.

İslâmın mürüvveti sâlih ameldir.

İslâm'ın direği verâ (ve takvâ)dır.

Her şeyin bir esası vardır. İslâmın esâsı da Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ashâbını sevmek ve Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehl-i beytini sevmektir…" Câmiu'l-Ehâdîs:  10153,

DEVAMI VAR

Makalenin devamını okumak için kaynak linki TIKLAYINIZ

 

Kaynak:https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/seyyid-ve-serifler/362800



Bu yazı 1358 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

NÜFUSU 10 BİNDE FAZLA OLAN BELDE BELEDİYELERİ YENİDEN KURULSUN MU ?


YUKARI