Bugun...
Sevmek Ne Kadar Zor Dostum


Necip Cengil
necip.cengil@hotmail.com
 
 
Sevmek giderek zorlaşıyor dostum.

Küçük dünyalarında öfke, nefret, çekememezlik büyütenler yarışıyor.

  “Ben olmalıyım, benim adamım olmalı” diyenler ötekini saf dışı bırakmanın yollarını geliştirirken, “biz” olabilmek kıyasıya güçleşiyor.

Duygusallık diyorlar sevmeye, peki nefret, düşmanlık, kin, çekememezlik nedir dostum; duyguların iflası mı? Duyguları iflas etmiş olmak aklın imparatorluğu mu? Elbette hayır, duygu olmadan akıl ne kadar diri kalabilir? Aklını körleştirenler duygusuzlaşmaz mı dostum? Aklını körleştirenlerin oynadığı oyunlar insanlığı cehenneme sürüklüyor; dünyadayken cehennemi yaşatıyor!

Dün üç-beş kuruşu bulmak için yol üstüne yol arayanlar bugün milyonların, milyarların gölgesinde insanlıklarını, kutsallarını tüketiyor! Tükenen insanlık ve kutsallarıyla birlikte, konuşmalarına malzeme yaptıkları “din diliyle de” gençlerin dine karşı giderek soğumasına sebep oluyorlar. Bunu görmek istemiyorlar. Kendilerince bir “din dili” kullanarak temize çıkacaklarını sananları seyretmek artık taşınmaz bir yük haline geliyor.

 

  Durmadan ötekiler geliştiriliyor. Her grup kendi içinde ötekiler oluşturduğu gibi, ülke toplamında, birbirlerine karşı sevgiden uzaklaşan, nefrete, kine yaklaşan ötekiler çoğalıyor.

Oysa “biz” olmayı anlatıyorduk.

Biz dediğimizde, dili, kavmi, görüşü, dini ne olursa olsun, ortak bir insanlık dili geliştiren, Allah’a vereceği hesabı önemseyen toplamı kast ediyorduk. 

Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyorduk.

Merhametsiz, zalim, adil olmayan, yalancı, müfteri, kamu malını uhdesine geçiren bizden değildir diyorduk.

İnsanlığa faydalı olmaktan, kimseyi ötekileştirmemekten bahsediyorduk.

Çekememezlik, hased bizden değildir diyorduk. Haset sahipleri etrafta kol gezer oldu. Faydalı olmak isteyen birikimli insanları, oluşturdukları halkalara yanaştırmamak için uğraşır oldular.

“Ben” demekten “biz” demeye sıra bir türlü gelmedi. Ne kadar da iri, doymak bilmez, iştahası milyonların hakkına dadanmayı hüner gören “ben”lerimiz varmış!

Evet, her şeye rağmen sevgiyi yaşatmaya çalışanlarımız var.

Evet, geldiği makam ve yönettiği kamu zenginliğinin ülkeye, milyonlara ait olduğunu unutmadan ve dikkatle, özenerek, adaletle sahip çıkanlarımız var.

İnsan kalmak için azami gayret sarf edenlerimiz var.

Yalan ve iftiralarla yol almak istemeyen, iyilikte direnenlerimiz var.

Bütün iyi örneklere rağmen, iyileri etkisizleştirmek için yol arayanların gölgeleri umutsuzlukları besliyor. 

Hesabı düşünmeliler.

Birkaç yıl sonra hiçbirinin esamesinin okunmayacağını unutmamalılar.

Ne makamın, ne paranın, ne “fazla dayı sahibi olmanın” mezarda ayrıcalık getirmeyeceğini bilmeliler.

Hesap gününü uzak görmemeliler. Zira imanın yerleştiği insanlar hesap gününü uzak görmezler. Hesap günü, yapılan iyi ve kötü işlerin bir adım sonrasıdır. Bazı kişilere bu uzak gelir. 

Hesap gününü uzak gören kişilerden muteber şahsiyetler çıkmaz.

Sevmeyi bilmeyenlerden muteber şahsiyetler çıkmaz.

Öfkesi, kini, hasedi tüm diğer hasletlerinin önünü kapatan kişilerden muteber şahsiyetler çıkmaz.

Sevgisi olmayanlarda akıl da öne çıkmaz.

Zira nefret, öfke baskın gelirse akıl geri çekilir. Akıl geldiğinde nefret, öfke, kin kaybolur.

Aklı, sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı, toplam faydayı ve insanlığa faydalı olmayı önemsemeyenlerden oluşan topluluklarla değer üretilmez.

Değer üretmek giderek yok oluyorsa, iflas yaklaşıyor demektir.
 



Bu yazı 1030 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

NÜFUSU 10 BİNDE FAZLA OLAN BELDE BELEDİYELERİ YENİDEN KURULSUN MU ?


YUKARI