Bugun...
TARİKAT, CEMAAT VE BAZI HOCALAR (3 - 4)


Lütfü Caner
lutfucaner@gmail.com
 
 

Evet, 95 yıldır ükemizin çarpık batı tandaslı eğitim  sisteminden dolayı, bugün özbenliğini inkar eden nesiller yetişiyor. Bu vahim manzara karşısında, bazı hocalarımız, cemaatlarımz, tarikatlarımız ancak televizyonlarda topluma faydası olmayan benlik ve fuzuli enaniyet tartışmaları ile biri birilerine laf yetiştirmeye çalışıyorlar.

Toplumumuzun  önemli bir kesiminin islam inancı ile ilgili İslamın beş şartı dışında başka da temel bir bilgiye sahip değilken,  bazı hocalarımızın toplumsal ihtiyacın dışında bazı ilmi münazaralar girmesi ne ile izah edilebilir?

Yani bir misal vermek gerekirse,  vatandaş  henüz Kuran-ı kerim okumasını bilmezken, siz kalkıp muhkem Ayet’ten, mütteşabih Ayyet’ten söz ederseniz, nasih mensuh konularından söz ederseniz, İslami altyapısı yeterli olmayan bu toplumun bunu anlamasını nasıl beklersiniz?

Ve böylesine bir durum karşısında, toplumun sizi anlamalarını nasıl beklersiniz?

Evet, bütün milletimizin bildiği gibi, 95 yıldır adeta temel dini inançlardan tecrit edilmiş olan bu topluma ilk önce sağlam bir ilmihali bilgi ve gerçek tevhit inancının ne olduğunun öğretilmesi gerekiyor...

Yani anlayacağınız; bu toplum yıllardır temel İslam inancından öylesine tecrit edilmiş ki, ben Müslümanım diyen bir vatandaş, din yetkililerine şu soruyu sorabiliyor; ben bugün orucumu tutum, akşam iftardan sonra bir iki duble rakımı içsem ne zararı var diye sorabiliyor.

Evet, yine ne acıdır ki bugün sokağa çıkıp kime evinizde Kur’an-I Kerim varmıdır diye sorsanız, çoğu var diyecektir. Peki okumayı biliyormusunuz diye sorduğunuzda, hayır işten güçten dolayı öğrenmeye vaktim fırsatım yoktur diyeceklerdir. İşte özelikle bu soruya muhatap olan genç nesillerin en az bir iki yanbanci dile sahip olduklarına şahit oluyoruz.

Peki diyeceksiniz ki, bu milletin önemli bir kesimi neden kendi dinlerinin kitabını okumayı bilmiyorlar? Çünkü daha dün 2002’ye kadar bu ülkede resmi olmasa da, siyasetten Kur’an-ı Kerimin okullarda okutulması sanki bir suçmuş gibi lanse ediliyordu. Evet, maalesef bu ülkede 80 yıl boyunca genç nesiller böylesine dinden ve Kur’an’dan bihaber yetiştiler.

Maalesef bütün bu olanlara rağmen, bazı Hocalarımız, Cemaatlarımız, tarikatlarımız bütün bunlardan dersler çıkarıp toplumsal tabanın ihtiyacına göre gerçek islami argümanlarla, tartışmalarla topluma hitap etmeleri gerekirken, maalesef toplumun algısı ve ihtiyaçları dışında çeşitli gereksiz bazı konularla televizyonlarda arzı endam ediyorlar.

İşte yıllardır süre gelen bu çarpık durum karşısında, bazı hocalara, cemadatlara ve tarikatlara sesleniyoruz:  80 yıl boyunca  adeta ilmihali dini bilgilerden bile doğru dürüst haberdar olmayan bu toplumun önemli bir kesiminin karşısına fıkıhi ve fantastik ilmi bazı gereksiz münazaralarla  çıkarsanız, bu topluma hiç bir faydanız olmayacaktır.. Çünkü bu toplumun önemli bir kesiminin ilk önce sağlam ilmihali bilgiye ve gerçek tevhit inancına ihtiyacı vardır...

 

TARİKAT, CEMAAT VE BAZI HOCALAR (4)

Lütfü CANER

Evet  dediğimiz gibi, bugün televizyonlarda yapılan bazı dini tartışmalarda, toplumun ihtiyacı olan dini konulardan ziyade, bazı din adamları reyting amaçlı karşı karşıya getirilerek entellektüelizim taslamak, ego tatmini ve enaniyet gösterileri ile dini tartışmalar yapılmaktadır. Toplum için önceliği olmayan fantastik mistik dini konular tartışılmaktadır. Tabiki durum böyle olunca da, vatandaşın önemli bir kesimi televizyonun  kumandasına basıp kanal değiştirmektedir.

95 yıldır sistem tarafından birçok dini inançları  bastırılmış günümüz Türkiye’sinde, biz  Müslümanlar için ilk önce Kur’an’ın ne kadar önemli olduğu ve Kur’an’ın Müslüman için olmazsa olmaz bir reçete olduğu gerçeği konusunda ciddi programlar yapılmalıdır.

Örneğin tarihe dönüp baktığımızda, Kur’an’a sarıldığımız dönemlerde, 300 yıl selçuklu ile büyük devlet olmuşuz.. 625 yıl Osmanlı imparatorluğu ile Cihan devleti olmuşuz. Evet, işte Kur’an’a tabi olmanın en açık örneğidir bu geçmiş şanlı tarihimiz.

 Bütün bu gerçeklere rağmen, bugün bazı hocalar, cemaatler ve tarikatların insanları İslam’a değil, cemaatlerine, tarikatlerine menfaatlerine çağırdıklarını görüyoruz.

Bugün sözde birer sivil toplum kurumları olan bu bazı dini cemaatler, tarikatlar arasında dini bir dayanışma kaynaşma ve müslümanları eğitme düşüncesi olması gerekirken, maalesef yıllardır biri birilerine karalamakla ve iftira atmakla meşguller.

İşte maalesef biz Müslümanların yumuşak karnını olan bu alanı fark eden Batılı Hristiyan devletler, Müslümanlar arasında nifak tohumlarını ekmek ve Müslümanları biri birine kırdırmak düşürmek için istihbarat örgütleri vasıtası ile bazı cemaat ve tarikatlerin arasına çoktan sızmayı başardılar.

Evet, bu yukarıdaki cümlemden dolayı bir açıklama yapmayı kendimi mecbur his ediyorum. Bu yukarıdaki ifadeyi kullanırken, Türkiye’deki bütün cemaat ve tarikatleri töhmet altında bırakmak amacı ile bu açıklamayı yapmadım. Çünkü bugün Türkiye’de gerçekten vatanı için, dini için, milleti için, bütün tefrikalardan uzak can siperhane milletimize hizmet veren çok değerli dini sivil  toplum kurumlarımız, vakıflarımız Osmanlıda olduğu gibi aynen bugünde Allah rızası için hizmetlerine devam etmektedirler.

Bizim  asıl dikkatlere sunmak istediğimiz konu; yıllardır İslami camia içinde ülkemize ve milletimize Allah Rızası için hizmet veren sağlam sivil toplum kurumlarımız ile içimizdeki çürük bazı zaralı kurumların anlaşılmasını sağlamaktır...

Evet, kimse yanlış anlamasın, milletimiz hangi sivil dini  kurumların ALLAH Rızası için hizmet ettiğini, çalıştığını ve hangi kurumların ise, tefrika ve dini istismar etiklerini çok iyi biliyor.  

Onun için isim vermeden, bazı hocalara, cemaatlere ve tarikatlere sesleniyoruz; yeter artık islamı kendi çıkarlarınız için istismar ettiğiniz...

Saygılarımla. /  lutfucaner44@gmail.com



Bu yazı 544 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

NÜFUSU 10 BİNDE FAZLA OLAN BELDE BELEDİYELERİ YENİDEN KURULSUN MU ?


YUKARI