Bugun...
Tesadüf Delice Bir Düşüncedir!


Elif Nisa
elif.trc@hotmail.com
 
 

“Evrenin şu anki yapısının tümüyle bir tesadüf eseri olabileceği düşüncesi, tümüyle delice bir düşüncedir.
Delilik kavramını argovari bir hakaret niyetiyle değil, tamamen psikolojideki teknik anlamıyla kullanıyorum.
Gerçekte bu tür bir düşünce ile şizofrenik düşünce tarzı arasında büyük benzerlikler vardır.” (Karl Stern,
Montreal Üniversitesi Psikiyatristi)
Kâinat, derin düşünmemize ve Allah’a yaklaşmamıza vesile olabilecek örneklerden yalnızca biri. Dünya ve
uçsuz bucaksız kâinat üzerine düşünen insan, yaratılıştaki ihtişamı ve kusursuz dengeyi daha iyi anlar.
İnsan uzayın sonsuz boşluğunda asılı duran küçücük bir kürenin üzerinde yaşar. Dahası bu küre her an
uzaydan gelebilecek tehlikelerle karşı karşıya. İnsanın ise bu tehlikelere karşı alabileceği hiçbir önlem
yoktur.
Örneğin milyonlarca ton ağırlığındaki göktaşları uzayda başıboş dolaşır. Bunların herhangi biri dünyaya
çarparak yaşama zarar verebilir. Dünyayı tehdit eden bir başka tehlike kaynağı, güneşte oluşan
patlamalar. Güneşteki patlamalar artabilir ve dünyaya gelen zararlı ışınların oranı yoğunlaşabilir. Yalnızca
gökyüzünde değil yeryüzünde de insan yaşamını tehdit eden birçok tehlike vardır.
Yer kabuğunun biraz altı, mağma dediğimiz çok sıcak bir ‘ateş tabakası’yla kaplı. Ve yer kabuğu bir
elmanın kabuğuna oranı ölçüsünde mağmadan korunuyor. Bu yüzden, her an bir yanardağ patlamasıyla
yer altındaki lâvlar yeryüzüne çıkabilir. Ya da yerkabuğunda meydana gelecek bir kırılma büyük bir
depreme neden olabilir… İnsan, her an bu gibi tehlikelerle birlikte yaşadığını hiç unutmamalı. Dünyamız,
bu olası tehlikelerden çok hassas dengeler sayesinde korunuyor. Bu gerçekleri düşünen insan anlar ki,
dünya üzerindeki tüm canlılar, Allah’ın dilemesiyle ve O’nun yarattığı kusursuz bir denge sayesinde
yaşarlar.
Uzay boşluğu alıştığımız yaşam biçiminden tamamen farklı. Şu anda oturduğunuz yerin 560 km
yukarısında güneşteki patlamalardan kaynaklanan ve hızı saatte 100 binlerce kilometreyi bulan radyasyon
fırtınaları gerçekleşmekte. Bir de uçsuz bucaksız uzay boşluğundaki kendi konumunuzu düşünün. Bunun
için öncelikle dünyadaki uzaklık kavramıyla, kâinattaki uzaklıkları kıyaslayalım.
Evrende en yakın iki yıldız arasında 30 trilyon km uzaklık var. Gökyüzünde parıldayan yıldızların en yakını
ise sizden 500 trilyon km uzaklıkta.
Bir de kendi galaksimizin içindeki yerimize bir bakalım. Samanyolu Galaksisi, içinde 300 milyardan fazla
yıldız barındırır. Bu 300 milyar yıldızdan yalnızca biri bizim Güneşimiz. Güneş’in etrafında 9 ayrı gezegen
büyük bir uyum içinde dönerler. 12 milyar km2’den geniş bir alanı kaplayan Güneş sistemi içinde,
Dünyamız çok küçük bir yer tutar.
Uzayda her an devam eden hareketlilik ise daha da dikkat çekici. Dünya, saatte 1670 km hızla kendi
çevresinde döner. Aynı anda kendisinden 103 kat büyük olan Güneşin çevresinde de tam dönüş yapar.
Bu sırada Dünyanın hızı saatte 108 bin km. Yani silahtan çıkan bir merminin hızının yaklaşık altmış katı…
Dünya aynı zamanda Güneşle birlikte saniyede 200 km. hızla Vega yıldızına doğru hareket eder. Bu da,
saatte 720.000 km gibi olağanüstü bir hız. Bu sırada galaksimiz de hareket halinde. Bizim ise her an
yaptığımız bu kapsamlı yolculuktan haberimiz bile olmaz.
Şu an oturduğunuz yerde hiçbir sarsılma olmuyor. Yatağınızda yatarken ya da yolda yürürken de
dünyanın döndüğünü anlamıyorsunuz… Ancak dünyamız uzayda dev kütlesiyle saniyede 200 km. gibi
muazzam bir hızla yol alıyor. Şu an 200 km. yol aldık bile ve 400… 600… Allah’ın kurmuş olduğu
kusursuz dengeler sayesinde bu yolculuğu hiç hissetmeyiz.
Şimdi, 30m² oda düşünün, rahat koltuğunuzda oturuyorsunuz. Sürekli hava sirkülasyonu sağlayan, ortamı
temizleyen alet var. Sizin nefes almanıza en uygun şekilde çalışıyor. Oturduğunuz yerde hava ısınıyor,
soğuyor, yağmur yağıyor ancak hepsi sizin için konfor olacak şekilde. Size sürekli yiyecekler veriliyor.
Elinizi uzatıp meyve yiyorsunuz örneğin. Ne kadar şaşırtıcı bir yaşam olurdu… Aslında dünya hayatı da
böyle. Altta mağma, yukarıda atmosfer. Yaşamanız için Allah’ın her an yarattığı nimetler. Dünya çok
büyük ve alanı çok büyük diye mi şaşkınlığa düşmüyorsunuz? Ne farkı var?

Allah size adeta bir banttan sürekli renkli bir görüntü gösterecek, sürekli nimetler verecek, o nimetlere
karşı hisler verecek. Yiyeceklerin güzel kokularını, tatlarını, dokunuşları hissettirecek, yağmuru/rüzgârı
hissettirecek, her türlü güzelliği hissettirecek, haz aldıracak, sizi yaşatacak. Yoklukken varlık haline
gelmişsiniz; “bunlar acaba tesadüfen nasıl oldu?” diyeceksiniz. Bu çok büyük bir vicdansızlık. İnsanın
kendi aklıyla da alay etmesi bu.
Evet; tesadüf tamamen delice bir düşüncedir. Kendilerini tesadüf çıkmazının içine sokarak, çevrelerindeki
yaratılış kanıtlarını görmezden gelenlerin, kendilerini ve yaşadıkları kâinatı yaratan Yüce Allah'ın apaçık
olan varlığını kabul etmemek için ne tür bir mantık bozukluğu içinde oldukları çok açıktır.
Önyargısız, hiçbir ideolojinin etkisi altında kalmadan, sadece aklını ve mantığını kullanan her insan, bilim
ve uygarlıktan uzak toplumların hurafeleri gibi zaman ve tesadüf ilâhlarının tüm kâinatı oluşturduğunu
savunan Darwinizm’in, inanılması olanaksız bir iddia olduğunu kolaylıkla anlar.
Bilime rağmen körü körüne savunulan evrim teorisi insanlığı adeta çocuk kandırır gibi kandırdığını
zanneden bir ideolojidir. Tesadüfün ilahi bir akıl gibi sunulduğu bu düşüncede, tesadüf dünyadaki bütün
insanların aklından daha çok akla sahip muazzam bir deha olarak gösterilir.
Bilim, yaratılış gerçeğini kanıtlamıştır. Şimdi sıra, bilim dünyasının bu gerçeği görmesi ve öğüt alıp-
düşünmesinde. Bu gerçeklere karşı kayıtsız kalmak, bir tür büyülenmeden başka bir şey değildir.
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı
konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin,
bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)
Elif Nisa



Bu yazı 337 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

NÜFUSU 10 BİNDE FAZLA OLAN BELDE BELEDİYELERİ YENİDEN KURULSUN MU ?


YUKARI