beylikdüzü escort istanbul escort ümraniye escort
Bugun...



Hakim Milletlerle Mahkum Milletler Arasındaki Fark Nedir ?

İnsan, özü itibariyle Allâh’ın şerefli bir kulu ve aziz bir mahlûkudur. İnsanı yoktan yaratan Rabbimiz, ona kendi rûhundan üflemiş; meleklere, hürmet ve tazim makamında bu ilk insana secde etmeleri emredilmiştir.

facebook-paylas
Güncelleme: 28-07-2020 18:26:59 Tarih: 28-07-2020 18:07

Hakim Milletlerle Mahkum Milletler Arasındaki Fark Nedir ?

İnsan, özü itibariyle Allâh’ın şerefli bir kulu ve aziz bir mahlûkudur. İnsanı yoktan yaratan Rabbimiz, ona kendi rûhundan üflemiş; meleklere, hürmet ve tazim makamında bu ilk insana secde etmeleri emredilmiştir.

Her fert, taşıdığı cevherler itibariyle ayrı ayrı güzeldir, saygıyı hak eder. Ancak îman sahibi, ibadet ve ahlâkıyla güzel olan insanlara karşı duyulması gereken sevgi ve hürmet daha farklı olmalıdır. Bu mükerrem insanlar içinde, bilgi, tefekkür ve kabiliyetlerini geliştirmiş; topluma ve insanlığa hizmet için bütün imkânları kullanan kimselerin yeri ve kıymeti ise tartışılmaz. Toplumlar, bu yüce gönüllü, fedakâr ve çilekeş insanların sırtında yükselir.

İnsan kalitesi, toplumun rengine tesir eden en temel unsurlardandır. Eğer bir toplum, kendisine rehberlik edecek adanmış gönülleri; kendi kumaşından mütefekkir, sanatkâr, müteşebbis, ilim, ticaret ve devlet adamlarını çıkartabiliyorsa, medeniyet ve terakki yolunda ilerler. Kendi gönül ve rehber insanlarını yetiştiremeyen toplumlar da esarete, gerilemeye ve taklitçiliğe mahkûm olurlar.

İNSAN KITLIĞI

Eskiler, “kaht-ı ricâl” diye bir tabir kullanırlar. Bu, “insan kıtlığı” demektir ve genelde en büyük ihtiyaçlardan birisi olan, devlet idaresinde yetişmiş insan bulunamaması mânâsında kullanılır. Aslında yetişmiş insan kıtlığı, sadece devlet idaresi için lâzım değildir. Askerlikten polisliğe, sanayicilikten tüccarlığa, ilim ve teknolojik gelişmelerden dînî ilimlerdeki ihtisasa, sanat, kültür ve edebiyattan derviş ve tekke kültürüne kadar hemen her sahada kendisini yetiştirmiş, “bizden” olan, “bizim gibi” düşünen, yaşayan insanlara muhtacız. Son birkaç asırdır biz, kendi insanımızı yetiştiremedik. Hem kalbur üstü adı verilen üst tabakadan halka rehberlik edecek kimseleri, hem de genel olarak milletimizi yeterli bir şekilde eğitemedik.

Doğum yeri bizde olan, ismi-cismi bizden olan, ama bize, kültürümüze, toprağımıza, değerlerimize yabancı kimseler; bizi idare etti, yönlendirdi, şekillendirdi. Bu da “aydın” tabakası ile “millet” arasında büyük bir gönül ve fikir ayrılığı oluşturdu. Âdeta baş bir tarafa gitti, ayaklar bir tarafa, vücut ve kollar başka tarafa… Böyle yol almak mümkün olabilir mi?

İYİ YETİŞMİŞ İNSAN

Bugün de “iyi yetişmiş insan” deyince, herkesin kafasında farklı bir bakış tarzı mevcut… Meselâ Amerika’ya, Avrupa’ya gitmiş, birkaç dil bilen insan yetişmiş insan, bazılarınca… Bazıları, piyasayı koklayan, çok kazanan, çabuk zengin olan insanların “iyi”, “başarılı” ve “yetişmiş” olduğunu düşünüyor. Bazıları, güzel okullarda okumayı, albenili akademik kariyer yapmayı yetişmiş olmanın işareti olarak görüyor. Önemli mevkilerde bulunmak; bakan, milletvekili, belediye başkanı vs. olmak mı yetişmişliği gösteriyor? Gerçekte kim yetişmiştir?

Elimizde ölçü alacağımız metreler yanlış ölçüyor ya da tartacağımız terazi hatalı tartıyorsa, netice her zaman yanlış olmaz mı? Bir şeye bakışımız yanlışsa, görüşlerimizin neticesi de hep hatalı olmaz mı? Bugün “iyi insan” ölçüsünü neye ve hangi kıstasa göre belirleyeceğiz? Faziletli insan özelliklerinin temel referansı ne olmalıdır? Toplum olarak aslında biraz buralarda sapmalar yaşıyoruz. Bir toplumda temel ölçülerde ve insanlığın temel değerlerinde aşınmalar, sapmalar olursa, işin istikametini bulmak zorlaşır.

İnsanın değerli bir varlık olarak yaratılmış olması, aynı zamanda ona fıtratı koruma gibi bir sorumluluğu da yüklemektedir. Yani insan, kendisini aslî unsurları ile koruma ve Rabbine karşı vazifelerini yerine getirme hususunda dünyaya gelişinden itibaren vazifelidir.

Tarih boyunca insanlığa ilâhî emirleri getiren peygamberler, hep insanın fıtrî özelliklerini hatırlatma, Allâh’a karşı gelmeme, eşyaya ve insana karşı zâlim olmama hususunda dâvetlerini yapmışlardır. Nübüvvetin temel çağrısı, tevhid ve insanın Rabbine kul olması yönündedir. İslâm, zulmü, sadece ilk anda akla gelen “haksızlık yapma” mânâsında kullanmaz; bundan çok daha geniş bir perspektifle, fıtrata, hakkaniyet ve adalete ters olan her şeyi zulüm kavramı içine alır.

İnsanın ilişkiler ağı; insan-İslâm, insan-insan ve insan-eşya ilişkisi olarak tasnif edilebilir. Bütün bu ilişkiler ağının ortasında ve merkezinde “insan” vardır ve her halükârda insan, fıtratını koruyacak bir hassasiyet içerisinde bulunmak zorundadır. Çünkü onun duruşu, bütün ilişkiler ağını baştan sona etkileyecek ve değiştirecektir.

Eskiden insanlar “adam azlığı”ndan şikâyet ediyorlardı. Bugün ise durum daha da vahimdir. Artık meselesini “adam kıtlığından” ziyade “adam yokluğuna” dönüşmüş bir hâldedir. Bugünkü dertlerimizin özeti mahiyetindeki şu teşhis ne kadar güzeldir:

“Hâkim milletlerle mahkûm milletler arasındaki fark, bir avuç yetişmiş insandır. Yani eğer bir avuç yetişmiş insanınız varsa, hâkim milletsiniz. Aksi takdirde başka milletlerin tahakkümü altında kalmaya mahkûmsunuz.”[1]

İYİLİĞİ EMREDEN, KÖTÜLÜKTEN MENEDEN VE İNSANLARI HAYRA ÇAĞIRAN İNSANLAR LAZIM

Ümidimizi korumakla beraber gerçeklerimizi de görmek zorundayız. Maksadımız karamsar bir tablo çizerek, yeşermesi beklenen ümit tohumlarımızı susuz bırakmak değil elbette... Ancak devâsa bir yangının her tarafımızı sardığı ve insanımızı derin bir çukura çektiği hakikatini görmek ve ona göre tedbirler almak zorundayız.

Belki bu yazının satırlarında daha iyimser bir bakış açısı ile içimize su serpen cümleler de kurabilirdik. Ancak yine eskilerin ifadesiyle, “ateş bacayı sarmış” ve yangın tâ evlerimizin içine, hattâ gönüllerimize kadar girmiş durumda… Âdeta bir âhirzaman içindeyiz; nefsimizi ve ehlimizi cehennem ateşinden korumak için canhıraş bir şekilde mücadele etmek zorundayız. Böyle bir durumda, iyimser olmak çok da mümkün olmuyor. İçimize kadar nüfuz eden yangından derhal ve öncelikle kendimizi, âilemizi ve sonra da bütün insanlığı kurtarmalıyız!

Özellikle toplumun temel değerlerini sarsıcı ve bize ait o faziletli insan karakterini tekrar diriltmek, ayakta tutmak ve onu yaşatmak zorundayız. İçimizden “iyiliği emreden, kötülükten meneden ve insanları hayra çağıran bir grubun bulunması” mecburiyetinin sebebi de bu damarın hayatiyetini korumak...

Elbette toplumun bütün tabakaları, her zaman aynı seviyede, aynı anlayış ve hassasiyette olamaz. Ancak topluma yön veren “temel akıl”, bizi biz yapan değerlerimizin ışığında yol almalı ve öncü kadro; ilham, ufuk ve enerjisini, bu toplumun tarihî ve dînî değerlerinden alarak beslenmelidir.

Bize gerçek mânâda dâvâ adamları lâzım. Dünyalık menfaat karşısında eğilmeyen, her an nefis terbiyesiyle meşgul olan, ancak ufku, gönlü ve cihadı her dem tazelenen, her dem temizlenen… Samimi, fazilet ve himmet ehli, kendine güvenen, ama mütevazi… Kendi varlığını, İslâm dâvâsı için kurban etmiş, vakıf ve model insanlar… Modern dünyayı tanıyan, ama kendi değerlerinden ve şahsiyetinden taviz vermeyen… Başkası olmak için kılıktan kılığa girmeyen, kendi geçmiş ve değerlerinden utanmayan…

Biz asırlarca kendi idareci ve gönül insanlarımızı yetiştirmeyi bilmiş bir toplum olarak, yine ve yeniden “kendimizi” dokumalıyız. Bulunduğumuz coğrafya, zor bir coğrafya… İçinden geçtiğimiz tarih dilimi de öyle… Ancak bunlar aynı zamanda büyük fırsatlar da barındırıyor. Henüz kaybolmamış tertemiz değerlerimiz, ana kaynakları sapasağlam duran dinimiz ve yetişmeye hazır, bir dünya gencimiz var. Ümitsizliğin girdabına düşmeden, karanlığa sadece küfretmekle yetinmeden, bir mum yakmaya çalışmalı ve kendi çapımız kadar olsun, etrafımızı ışıtmalıyız. Bugün bir mum, yarın aydınlık bir dünya… Her şey, bir kişinin uyanışı ve gayretiyle başlamıyor mu zaten…

Bugün kokuşmuş bu dünyanın böyle güzel insan karakterlerine ihtiyacı var. Bunu da yapacak olan, ancak ve ancak Peygamberinin izinden giden, samimi ve hasbî Müslümanlardır. Kısaca, bizi bizden başka sevecek ve kurtaracak kimse yok. Haydi, bismillah… Kendimizi ve dünyamızı tekrar inşa ve ihyâ etmeye…

 

Dipnotlar:

[1] Osman Nûri Topbaş, Röportaj: Kıtaları Aşan Hizmet Ufku,

Altınoluk Dergisi, Yıl: 2015, Mart Sayı: 102

 

Kaynak: Şefika Meriç, Şebnem Dergisi, Sayı: 186







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİKİRLER MEYDANI Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 26 15 3 8 59 28 53 +31
2 Başakşehir FK 26 15 3 8 50 25 53 +25
3 Galatasaray 26 14 4 8 44 20 50 +24
4 Sivasspor 26 14 5 7 47 29 49 +18
5 Beşiktaş 26 13 8 5 40 32 44 +8
6 Alanyaspor 26 12 7 7 44 25 43 +19
7 Fenerbahçe 26 11 8 7 46 34 40 +12
8 Göztepe 26 10 9 7 31 30 37 +1
9 Gaziantep FK 26 8 10 8 36 41 32 -5
10 Denizlispor 26 8 11 7 26 34 31 -8
11 Antalyaspor 26 7 10 9 29 43 30 -14
12 Gençlerbirliği 26 7 12 7 33 44 28 -11
13 Kasımpaşa 26 7 14 5 38 50 26 -12
14 Konyaspor 26 5 10 11 21 33 26 -12
15 Yeni Malatyaspor 26 6 13 7 38 40 25 -2
16 Çaykur Rizespor 26 7 15 4 26 44 25 -18
17 MKE Ankaragücü 26 5 13 8 23 45 23 -22
18 Kayserispor 26 5 14 7 28 62 22 -34
Takım O G M B A Y P AV
1 Hatayspor 28 15 5 8 38 23 53 +15
2 BB Erzurumspor 28 13 7 8 30 22 47 +8
3 Bursaspor 28 14 7 7 43 35 46 +8
4 Adana Demirspor 28 12 7 9 55 35 45 +20
5 Akhisarspor 28 12 7 9 36 31 45 +5
6 Fatih Karagümrük 28 11 7 10 40 34 43 +6
7 Altay 28 11 7 10 36 30 43 +6
8 Ümraniyespor 28 11 10 7 39 39 40 0
9 Giresunspor 27 10 9 8 30 33 38 -3
10 Keçiörengücü 28 8 9 11 21 22 35 -1
11 Balıkesirspor 28 8 9 11 30 33 35 -3
12 Menemenspor 28 9 11 8 32 38 35 -6
13 İstanbulspor 27 7 8 12 38 34 33 +4
14 Altınordu 28 7 11 10 32 39 31 -7
15 Boluspor 28 4 11 13 24 36 25 -12
16 Osmanlıspor FK 28 6 13 9 32 42 24 -10
17 Adanaspor 28 3 14 11 26 42 20 -16
18 Eskişehirspor 28 7 16 5 32 46 17 -14
Takım O G M B A Y P AV
1 Samsunspor 28 23 1 4 64 11 73 +53
2 Manisa FK 28 19 3 6 79 31 63 +48
3 Hekimoğlu Trabzon 28 17 7 4 51 34 55 +17
4 Sancaktepe FK 28 16 8 4 51 23 52 +28
5 İnegölspor 28 13 9 6 41 30 45 +11
6 Afjet Afyonspor 28 13 11 4 47 30 43 +17
7 Tarsus İdman Yurdu 28 14 13 1 45 39 43 +6
8 Pendikspor 28 11 10 7 40 39 40 +1
9 Sarıyer 28 11 10 7 34 33 40 +1
10 Zonguldak Kömürspor 28 9 10 9 35 37 36 -2
11 Çorum FK 28 11 14 3 36 42 36 -6
12 Hacettepe Spor 28 11 15 2 37 48 35 -11
13 1922 Konyaspor 28 9 13 6 38 45 33 -7
14 Kırklarelispor 28 8 11 9 25 41 33 -16
15 Başkent Akademi FK 28 9 15 4 37 41 31 -4
16 Amed Sportif 28 7 14 7 28 46 28 -18
17 Gümüşhanespor 28 7 17 4 31 57 25 -26
18 Şanlıurfaspor 28 0 27 1 10 102 14 -92
Takım O G M B A Y P AV
1 Serik Belediyespor 28 16 5 7 49 24 55 +25
2 24Erzincanspor 28 14 4 10 47 22 52 +25
3 68 Aksaray Belediyespor 28 14 6 8 43 27 50 +16
4 1928 Bucaspor 28 14 7 7 47 34 49 +13
5 Artvin Hopaspor 28 12 5 11 38 21 47 +17
6 Düzcespor 28 12 6 10 32 18 46 +14
7 Karaköprü Belediyespor 28 10 6 12 25 22 42 +3
8 Çatalcaspor 28 9 5 14 39 28 41 +11
9 Silivrispor 28 8 6 14 37 31 38 +6
10 Sultanbeyli Bld. 28 9 8 11 33 27 38 +6
11 Kızılcabölükspor 28 8 8 12 39 37 36 +2
12 Yomraspor 28 9 10 9 28 30 36 -2
13 52 Orduspor FK 28 7 7 14 21 20 35 +1
14 Çankaya FK 28 9 12 7 33 37 34 -4
15 Şile Yıldızspor 28 6 11 11 23 30 29 -7
16 Erzin Spor Kulübü 28 6 12 10 27 34 28 -7
17 Tokatspor 28 1 23 4 16 66 7 -50
18 Manisaspor 28 1 24 3 16 85 0 -69
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/05/2020 Antalyaspor vs Alanyaspor
 03/05/2020 Denizlispor vs Trabzonspor
 03/05/2020 Fenerbahçe vs Sivasspor
 03/05/2020 Göztepe vs Gençlerbirliği
 03/05/2020 Kasımpaşa vs Çaykur Rizespor
 03/05/2020 Kayserispor vs Gaziantep FK
 03/05/2020 Konyaspor vs Başakşehir FK
 03/05/2020 MKE Ankaragücü vs Galatasaray
 03/05/2020 Yeni Malatyaspor vs Beşiktaş
 12/04/2020 Başakşehir FK - Galatasaray Galatasaray ligdeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Galatasaray yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/03/2020 Eskişehirspor 1 - 4 Adana Demirspor
 16/03/2020 Altınordu 1 - 1 Balıkesirspor
 15/03/2020 Osmanlıspor FK 1 - 1 Giresunspor
 15/03/2020 Akhisarspor 0 - 0 BB Erzurumspor
 15/03/2020 Adanaspor 1 - 1 Keçiörengücü
 15/03/2020 Menemenspor 2 - 2 İstanbulspor
 15/03/2020 Hatayspor 2 - 0 Ümraniyespor
 14/03/2020 Bursaspor 1 - 1 Boluspor
 14/03/2020 Fatih Karagümrük 2 - 2 Altay
 12/04/2020 Ümraniyespor - Eskişehirspor Eskişehirspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Ümraniyespor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/03/2020 Elazığspor 0 - 0 Ankara Demirspor
 18/03/2020 Van Spor 2 - 1 Ergene Velimeşe
 15/03/2020 Bodrumspor 0 - 1 Bandırmaspor
 15/03/2020 Kardemir Karabükspor 0 - 1 Niğde Anadolu FK
 15/03/2020 Ergene Velimeşe 0 - 3 Tuzlaspor
 15/03/2020 Van Spor 0 - 1 Sakaryaspor
 15/03/2020 Sivas Belediyespor 0 - 3 Kastamonuspor
 15/03/2020 Kahramanmaraşspor 0 - 1 Kırşehir Belediyespor
 15/03/2020 Uşak Spor 3 - 0 Elazığspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/03/2020 Artvin Hopaspor 0 - 1 Sultanbeyli Bld.
 18/03/2020 Yomraspor 1 - 0 Serik Belediyespor
 15/03/2020 Kızılcabölükspor 1 - 0 Erzin Spor
 15/03/2020 Manisaspor 0 - 4 68 Aksaray Belediyespor
 15/03/2020 Serik Belediyespor 0 - 0 Düzcespor
 15/03/2020 Sultanbeyli Bld. 2 - 2 Silivrispor
 15/03/2020 Çatalcaspor 1 - 1 24Erzincanspor
 15/03/2020 Tokatspor 1 - 2 1928 Bucaspor
 15/03/2020 Artvin Hopaspor 2 - 1 Çankaya FK
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI